gör

Şırnak

Kırmızı Medrese

Kırmızı Medrese, şehrin batısındaki sur kalıntılarının üzerine inşa edilmiştir. Medresenin içerisinde Cizre emirlerine ait aile mezarlığı ile bilim adamı, şair ve edebiyatçı Şeyh Ahmet El-Cezeri’nin türbesi de bulunur. Yapının inşa kitabesi ve vakfiyesi bulunmaması sebebiyle kesin yapım tarihi belli değildir. Uzmanlar, yapıyı 14. yüzyılın ilk çeyreğine tarihlendirir.

Medresenin içi avluludur, doğusunda, batısında ve kuzeyinde dershaneler, yemekhane ve öğretmen lojmanları bulunur. Medresenin güneybatısında kare planlı, çok güzel motiflerle bezeli bir oda yer alır. Bu odayı şair ve yazar Şeyh Ahmet El-Cezeri kullandığı gibi, Mütfü Molla Zade’nin dedelerinden Şeyh İbrahim Sori de bu odada görev yapmıştır.

Medrese, Cizre’ye özgü kırmızı tuğlalardan örüldüğü için Kırmızı Medrese ismini almıştır.

Hz. Nuh Türbesi

Tufan olayından bu yana insanlığın ikinci babası olan Nuh Peygamber’in, kendi adıyla anılan cami içindeki türbede yattığı düşünülüyor. Hz. Nuh’un mezarı bodrum katında yer alıyor. Caminin ikinci kat kısımları zamanla yıkıldığından onarımlar yapılmış, türbe ve cami restore edilmiş.

Hz. Nuh’un gömüldüğü yer önce havraya, sonra kiliseye ve 639 yılında camiye çevrilmiş. Burası, dünyanın en eski türbelerinden biri!

Ünlü tarihçi Cizreli İbnülesin Firuzabadi, Evliya Çelebi, Katip Çelebi, Ebubekir Helevi ve Babilli Berassus (Bersis), bu türbenin Nuh Peygamber’e ait olduğunu yazarlar.


Abdaliye Medresesi ve Mem U Zin Türbesi

Abdaliye Medresesi, Cizre Suru'nun üzerinde kuruludur. Mem-u Zin Türbesi ise bu medresenin idare odalarının altındaki bodrumda yer alır. Bodrumda üç adet mezar bulunur. Mezarlar Zin, Bekir ve Mem’e aittir. Mem-u Zin içinde ilahi aşk olan bir öyküdür. Türbenin varlığı da bu efsaneyi canlı tutar.

Ulu Cami

Cizre şehir merkezinde bulunan yapı, değişik zamanlarda yapılan ilave ve onarımlarla günümüze gelebilmiş. Yapının üzerinde sekiz adet kitabe bulunuyor. Bu kitabelere göre, caminin Musul Atabekleri Dönemi’nde, 1155-1160 yıllarında inşa edildiği, 1203 ve 1284 yıllarında ise tamir edildiği anlaşılıyor. En son onarım 2007 yılında yapıldı. Caminin metal kapısı ve bunun üzerindeki ejder figürlü kapı tokmakları, günümüzde İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde sergileniyor.

Hamidiye Kışlası

Hamidiye Kışlası, Cizre ilçe merkezinde, iç kalenin güney tarafındadır. Osmanlı Devleti’nin son döneminde, Sultan II. Abdülhamit tarafından paşa olarak tayin edilen Cizre Miran Aşiretleri reisi Mustafa Paşa (Mısto-i Miri) tarafından, Cizre ve Midyatlı taş ustalarına yaptırılmıştır.

Cizre Kalesi

Cizre ilçe merkezinde, Dicle Nehri kenarında kurulmuş olan Cizre Kalesi, dış kale ve iç kaleden oluşuyor. Kalıntılardan Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren yapım süreci takip edilebilen kale, yedinci yüzyıldan 16. yüzyıla kadar olan dönemde, yani Musul Atabekleri ve Cizre Beyleri döneminde aldığı şekliyle günümüze gelebilmiştir.

Meryem Ana Kilisesi

Meryem Ana Kilisesi, İdil ilçe merkezinde, eski yerleşim yerinde bulunuyor. Süryani Ortadoks Cemaati’ne ait kilise faal ve ibadete açık durumda. Kiliseye sonradan bir çan kulesi eklenmiştir.

Öğündük Manastırı

Öğündük Manastırı, bir Süryani köyü olan Öğündük Köyü’nde yer alıyor. Kilise, köyün içerisinde bir manastır kompleksi olarak yapılmış ve günümüzde ibadete açık durumda. Yapının ortasındaki avlunun kuzeyinde kilise, batısında iki katlı dershane ile doğusunda katakomp yer alıyor. Avluya, güneyden anıtsal bir kapı ile giriliyor.

Mor Yakup Kilisesi

İdil–Midyat karayolundan ayrılan bir kilometrelik asfalt yolla ulaşılan Öğündük (eski adıyla Midin), günümüzde Süryani nüfusun yaşadığı köylerden biridir. Köy içerisinde yer alan Mor Yakup Kilisesi, başlangıçta bir manastır kompleksi olarak inşa edilmiştir. Günümüzde faal, bakımlı ve tescilli bir kültür varlığı olan yapı, ibadet ve ziyarete açıktır. Kompleks; kuzeyde kilise, batıda iki katlı dershane ve doğuda yer alan katakomptan oluşur. Avluya güneydeki anıtsal kapıdan giriş sağlanır. Mor Yakup Kilisesi, Tur Abdin bölgesinin yüzyıllardır süregelen kültürel ve tarihî mirasının önemli simgelerinden biridir.

Kasrik Boğazı

Cizre–Şırnak karayolu üzerinde bulunan Kasrik Boğazı, bölgenin önemli geçitlerinden biridir. Güneydoğu Anadolu ile Doğu Anadolu bölgelerini birbirinden ayıran doğal bir sınır niteliğindedir. Yaklaşık 6 bin yıllık geçmişiyle “Krallar Geçidi” olarak anılan bu boğaz, Asur, Pers ve Roma dönemlerinde stratejik bir vadi olarak kullanılmıştır. Büyük İskender’in seferleri sırasında da bu güzergâhtan geçtiği düşünülmektedir. Botan Çayı’nın açtığı derin vadi ile kayalara oyulmuş antik figür ve kabartmalar, bölgenin tarihî önemine bugün de tanıklık etmektedir.

Cehennem Deresi Kanyonu

Cehennem Deresi Kanyonu, Şırnak’ın İdil ve Güçlükonak ilçeleri arasında, Sulak Köyü çevresinde yer alan; Dicle Nehri ile buluşan berrak suları ve dik kaya duvarlarıyla dikkat çeken doğal bir vadidir. Günümüzde el değmemiş doğası, balık açısından zengin akarsuyu ve yaklaşık 20 kilometrelik yürüyüş parkurlarıyla doğaseverlerin yeni rotası hâline gelmiştir. Şırnak Valiliği tarafından inşa edilen cam seyir terasıyla Cehennem Deresi Kanyonu, kentin yükselen doğa turizmi duraklarından biri olarak öne çıkmaktadır.

Kato Dağı

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde bulunan Kato Dağı, yaklaşık 2.900 metreyi bulan yüksekliğiyle dikkat çeker. Sarp kayalıkları, dik yamaçları ve yıl boyunca karla kaplı yapısıyla bölgede buzul göllerinin oluşmasına olanak tanır. Güneydoğu Anadolu’nun stratejik dağlarından biri olan Kato, tarih boyunca zor geçitleriyle ün kazanmış; günümüzde ise giderek artan şekilde dağcılar, fotoğrafçılar ve doğa yürüyüşçüleri tarafından keşfedilen bir zirve hâline gelmiştir.

Mağara Köyü

İdil ilçesine bağlı Mağara Köyü, Mezopotamya’nın en eski Ezidî yerleşimlerinden biridir. Kaya oyma evleri, taş mimarisi, güneşe dönük mezarlıkları ve kadim mabetleriyle ziyaretçilere etkileyici bir tarih yolculuğu sunar. Günümüzde yürütülen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla Ezidî inancına ait mabetler, mezarlıklar ve anıtlar korunmaktadır. Bu çalışmalar sayesinde tarihi doku güçlendirilmekte ve bölge yeni bir kültür turizmi durağına dönüşmektedir.